Facebook
Jannah Theme License is not validated, Go to the theme options page to validate the license, You need a single license for each domain name.

Şeker Hastalığı (Diyabet) Nedir?

Şeker hastalığı, besinlerin sindirimiyle birlikte açığa çıkan glikozun vücut tarafından kullanılamamasıyla ortaya çıkar. Bunun nedeni, pankreasın ürettiği insülin hormonunu artık üretemiyor olmasıdır. İnsülin üretilmediği takdirde besinlerde açığa çıkan basit şekerler kullanılamaz. Vücudun ihtiyacı olan bu basit şekerler, doğru şekilde kullanılmadıkça kan değerlerinde sorunlar kendini göstermeye başlar.

Şeker hastalığı eğer önlem alınmazsa kan değerlerinde glikoz miktarının artışıyla ilerlemeye devam eder. Glikozun sadece şeker yendiğinde arttığı yanılgısına kapılmadan, geniş kapsamlı bir diyet uygulanması gerekmektedir. Çünkü glikoz; karbonhidrat, protein ve yağların tamamının sindirimi sonrasında açığa çıkar.

Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Diyabet hastalığı bazı belirtilerle ortaya çıkabilir. Bu belirtiler, hastalığın seviyesine göre hissedilme oranlarında farklılıkları beraberinde getirir. Temelde 3 adet belirti, hastalığın teşhisi için öncelik taşımaktadır. Şeker hastalığı teşhis aşamasında;

  • Ağızda kuruluk hissi ile beraber normalden fazla su içme isteği bulunması,
  • Sık sık idrara çıkılması,
  • Doyma hissinde azalma veya sık acıkma gibi semptomlar dikkate alınır.

Burada bahsedilen durumlarla karşılaşmanız halinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmanız tavsiye edilmektedir. Diyabetin ciddi bir hastalık olduğu ve yaşam kalitenizi büyük oranda etkileyebileceğini unutmamalısınız.

Şeker hastalığı belirtilerine ek olarak hastalığın ilerleyen aşamalarında göz ve böbrek rahatsızlıkları, cilt kuruluğu ve kaşıntı, sürekli yorgunluk ve kilo kayıpları görülebilir. Tüm vücut sistemini etkileyen bu hastalıkla başa çıkmak, sağlıklı bir yaşama geçiş yapmanızla mümkün olmaktadır.

Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?
Şeker Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Şeker Hastalığı Nedenleri Nelerdir?

Şeker hastalığı diğer bilinen adıyla diyabet, genellikle ileri yaşlarda ortaya çıksa da genetik faktörlere bağlı olarak küçük yaşlardan itibaren görülebilmektedir. Pankreas insülin üretemiyor veya az üretiyorsa hastalığın ortaya çıkması kaçınılmaz bir hale geliyor.

Elbette bu hastalığın ortaya çıkmasında sağlıksız yaşam koşullarının da etkili olduğu bilinen bir gerçektir. Özellikle hareketsiz bir yaşam ve zararlı yiyecekleri fazla miktarda tüketmek, diyabete adeta davetiye çıkarıyor. Stres, üzüntü ve gebelikle meydana gelebilen hormonsal değişikler ise hastalığın ortaya çıkmasında diğer önemli etkenlerdir.

Şeker Hastalığı Çeşitleri Nelerdir?

Diyabet hastalığı kendi içinde farklı çeşitlere ayrılmaktadır. Bu ayrımları belirleyen faktörler, hastalığın düzeyi ve ortaya çıkış şekli olarak belirtilebilir. Şeker hastalığı çeşitleri şunlardır:

  • Tip 1 şeker hastalığında vücut gerekli olan insülin hormonunu üretemez. İnsülin hormonunun üretilememesi neticesinde kan değerlerinde glikoz miktarı yüksek seviyelere ulaşır. Tip 1 diyabet, küçük yaşlarda da görülebilen yaygın bir türdür. Bağışıklık sisteminin insülin üreten hücrelere saldırması, hastalığın esas sebepleri arasında yer alır.
  • Tip 2 diyabet türünde ise zamanla vücut insülin üreten hücrelere karşı bağışıklık kazanır. İnsülin temel görevini yerine getiremedikçe kan değerlerinde yüksek glikoz miktarı ortaya çıkar. Bu diyabet türünde sağlıksız yaşam ve stres, en temel nedenler arasında yer almaktadır.
  • Gestasyonel diyabet çeşidi hamilelikte ortaya çıkmaktadır. Sağlıklı olarak işlevini yerine getiren pankreas hücreleri, hamilelik ilerledikçe görevini yerine getiremeyebilir. Hamilelik boyunca glikoz seviyesi yüksek olarak ölçümlenir.

Ayrıca ailede şeker hastalığı olması, hamileliğin 30 yaş üstünde meydana gelmesi ve aşırı kilo, gestasyonel diyabetinin önemli nedenleri arasındadır.

Şeker Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur?

Şeker hastalığı tanısı için mutlaka bir uzman görüşüne başvurulmalıdır. Dahiliye, diğer bir adıyla iç hastalıkları bölümü, şeker hastalığı teşhis ve tedavisinde size yardımcı olur. Hastanelerin bu bölümlerine randevu alınmasının ardından açlık ve tokluk kan değerlerine bakılmaktadır. Vücudun insülin üretip üretmediği, glikozun ne düzeyde olduğu da incelenmelidir.

Dahiliye uzmanları; kan değerleriniz, yaşınız, kilonuz ve diğer değerlerinizi inceleyerek bir karara varacaktır. Hastalığınızın seviyesini belirleyecek ve ardından nasıl bir tedavi programı uygulanacağı konusunda sizi bilgilendirecektir.

Şeker Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur?
Şeker Hastalığı Tanısı Nasıl Konulur?

Şeker Hastaları Nasıl Beslenmelidir?

Diyabet hastaları mutlaka doktorlarının kendilerine verdiği beslenme programının dışına çıkmadan diyetlerine dikkat etmelidir. Aşırı ve sağlıksız ürünlerden kaçınmak, az ama sık yemek ile birlikte su tüketimi ve egzersizlerine özen göstermeleri gerekir.

Karbonhidrat beslenmesinden kaçınmak uygun olmayacaktır. Beyaz un ve paketli ürünlerden uzak durulmalıdır. Tam tahıl, esmer pirinç ve yulafları tüketebilirler. Yağ kullanımında bitkisel ve sıvı yağlar tercih edilmelidir. Protein içerikli ürünlerdeyse işlenmiş ve tuzlu olanları tercih edilmemelidir.

Sebzelerde ise pişirme yöntemlerine dikkat etmek ve kızartılan besinleri tüketmemek gerekiyor. Meyvelerde porsiyon miktarlarına dikkat edilmesi de uygun olacaktır. Hazır meyve sularının yerine taze sıkılmış olanları içilebilir.

Gizli Şeker Nedir?

Şeker hastalığı çeşitleri arasında sayılmayan ancak belirli bir süre sonra Tip 2 diyabete dönüşmesi muhtemel olan duruma, gizli şeker denir. Gizli şekerde hasta normalden daha yüksek glikoz değerlerine sahip olur. Diyabet tanısı koymaya yetmeyecek bir yükseklik olması sebebiyle dikkatli davranmaya başlamak ve yaşam tarzına dikkat etmek gerekiyor.

Genellikle gizli şeker hastalığı belirtilerine sahip olanların yaklaşık 10 yıl içinde şeker hastası olduğu gözlenmiştir. Bu nedenle doktorunuzun uygulayacağı beslenme ve egzersiz programlarına tam olarak uyum göstermek, uzun vade size fayda sağlayacaktır.

Gizli Şeker Belirtileri Nelerdir?

Şeker hastalığı belirtilerinde uygulanan yöntemler gibi gizli şekerden şüpheleniliyorsa açlık ve tokluk değerlerine bakılmaktadır. Elbette kişiler bu değerleri ölçtürmeden önce yaşam kalitelerini ve sağlıklarını etkileyen bazı durumları fark eder. Bu durumlar arasında;

  • Sürekli yorgunluk hissi,
  • Aniden sinirlenmek,
  • Aşırı susuzluk hissi,
  • Sürekli aç hissetmek veya sürekli yemek yeme isteği duymak,
  • Kilo artışı,
  • Yüksek kan basıncı,
  • Kolesterol artışı,
  • Bulanık görme,
  • Uyku sorunları gibi semptomlar yer almaktadır.

Gizli şekerin de tıpkı diyabet gibi dikkate alınması ve tedavisinin ihmal edilmemesi önem taşıyor.

Gizli şeker belirtileri arasında baş, ense ve boyun bölgelerinde terlemelerin meydana gelmesi de bulunur. Ayrıca ani kilo değişimlerinde de çok dikkat etmek gerekiyor. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için vücudunuzda hissettiğiniz olumsuzlukları takip etmeli ve doktorunuzla paylaşmalısınız.

Diyabet Tedavisi Yöntemleri Nelerdir?

Şeker hastalığı günümüzde uygun tedavilerle kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Uygun tedaviler bulunması, olumlu bir durum yaratmaktadır. Ancak bu hastalıkta en önemli sorumluluk hastanın kendisindedir. Beslenme ve egzersizlerin tam olarak uygulanması, hastalığın seyrinde çok önemli olduğu için bunların takibini kişi kendisi yapmalıdır. Yemeklerinin porsiyonları, pişirilme biçimleri ve beslenmeler arası geçen sürelere dikkat edilmesi, tedavilerin etki etmesine yardımcı olacaktır.

Şeker hastalığı tedavinde spesifik bir tedavi olmadığı bilinmelidir. Geliştirilmeye devam eden oldukça faydalı uygulamalar, hastaların hayatlarını daha iyi yaşamalarına katkı sağlıyor. Beslenme ve yaşam tarzının değişimiyle kontrol altına alınabilen şeker seviyeleri olduğu gibi ilaçlı tedavi gerektirenleri de vardır. İlaç yetersiz kalıyorsa insülin iğnesi ve ayarlanabilir dozları sayesinde hastalık kontrol altında tutulmaktadır.

Diyabetin kontrollü ve dengeli şekilde tutulması çok önemlidir.  Şekerin aniden yükselmesi ve düşmesi çok tehlikeli olabilir. Şeker oranı yüksek ama dengeli bir durumdaysa ani iniş ve çıkışlara oranla hastayı daha az yıpratabilir. Elbette her durumda şeker hastalığı çeşitli tehlikeleri içerisinde barındırır. Çok yüksek olması veya çok düşük olması diğer organların zarar görmesine sebep olabilmektedir.

Şeker hastalığı belirtilerini taşıdığınızı düşünüyorsanız, mümkün olan en kısa sürede kan değerlerinize baktırmalısınız. Tansiyon ve kolesterol değerlerinizin de iyi durumda olduğundan emin olmalısınız.

Volkan Kınaş

1982 Yılında Almanya’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimimi Sivas’ta tamamladı. Cumhuriyet Üniversite’si Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Uzmanlığını Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde aldı. 2007-2013 Ankara Onkoloji Hastanesi 2013-2019 Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu